Düş

17/3/2009 ·

Bahar gelsin artık diye millet kıçını yırtadursun,bana çoktan geldi bahar! solmaya yüz tutmuş,toprağı kuruyup çatlamış bi saksı olan içime kovalarca su dökülüyor artık...öyle ki içim içime sığmıyor taşıyor,bir anda varlık içinde yokluk yaşamaya başladım. uzun süre devam eden bir ilişkinin sonuna geldiğimde çevremdeki herkes gibi bende acı,hüzün,özlem ve gözyaşı bekliyordum ama tam tersi oldu ve yeni birşey daha öğrendim :) gökkuşağı ancak yağmurdan sonra çıkar, gecenin en karanlık vakti şafak doğmadan hemen öncesidir gibi sözler bana kız tavlama repliklerinin ötesinde ilk defa böylesine anlam kazandı içimde.şafakla birlikte gökkuşağı çıktı! artık öyle bir Düş görüyorum ki hiç uyanmak istemiyorum.

içimden ne geliyor şimdi biliyo musun? kızım Düş'ü alıp kendimi yola vurmak,alıp başımızı gitmek...santa monica'nın meşhur sokak çalgıcısı Roger Ridley bize "stand by me" şarkısını söylerken onu kucağıma alıp dans etmek.onun istediği şeyleri yapmak, dondurma yemek, renkli ayakkabılar seçmek,sokaktan geçen kadınların üzerindekileri incelmesini izlemek( o arada bende üzerindekilerin altındakileri inceleyebilirim ), takılar yapmaya çalışırken ona yardım etmek.göğsümün üzerinde uyuya kaldığında onu yatağına yatırıp baş ucundaki tavana kuzu ve inek şekilleri yansıtan oyuncağını açıp üzerini örtüp yanağına bi öpücük kondurup hemen karşısındaki koltuğa geçip onu izleyerek uykuya dalmak.benim orda olduğumu bildiğini gösterircesine huzurlu uyuması ve sabah  kendince hazırladığı üzerine peynir sürerken parçalanmış tost ekmeği,reçel ve portakal suyundan oluşan kahvaltıyı hazırlayıp yanıma gelmesi,üzerime çıkıp öpüp uyandırması.

bunca zaman yanlış yere gözyaşı dökmüşüm desem mi acaba? yoksa çekilen sıkıntının mükafatı mı? henüz bu Düş'üm gerçek olmadı ama adı gibi kalsa da beni hayata bağlamaya yetti bile.

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »